bir-hüzün

yarım kalan aşk

BİR KADININ YARIM KALAN AŞKINA VEDA MEKTUBUNUN HİKAYESİ

*****************************************************
Bu hikayede gerçek bir aşkı ve fedakârlığı bulacaksınız. Duru, tertemiz bir
sevgi, menfaatlerden , bencillik den, yalandan, riyadan uzak bir aşkı hisse-
deceksiniz..
*****************************************************

Öğleden sonra saat 14.55 te telefonumu kapattım. Onu kapatmakla da hayatımın belki de, yeni başlayacak, en güzel sayfasını da kapatıyor olmanın bilinci ile, ağlıyordum. Gözyaşlarım çoktan gözlerimden süzülmüşler üzerimdeki geceliğimi ıslatmaya başlamışlardı bile . Biliyordum ki ben ara-mayınca sen beni arayacaktın ve ben içimdeki dayanılmaz istekle sana karşı koyamayacak, o gücü kendimde bulamayacaktım. İşte böylece de, yine yalnızlığımın içine gömülüyor ,karanlık dünyama da dönüyordum. Oysa ki, birkaç gündür karanlıklardan çıkmış, kendimi renklerin büyüsüne kap-tırmıştım. Hani derler ya, tam anlamıyla eteklerim zil çalar bir haldeydim..
Dün, seninle konuşmalarımız akşamın yarı kahır dolu karanlığından günün ışımasına kadar sürmüştü .İkimiz de zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştık değil mi? Bu kadar kısa zamanda birbirimizi tanımamıza rağmen söyleyecek ne kadar çok sözümüz varmış meğer..
Sanki, yıllar öncesinden tanışmıştık biz.. Seninle dertleştik her telden çaldık . Gizlerimizi konuştuk. Ve ben, senden almış olduğum huzur ile çok, ama çok rahattım. Şimdiye değin kimselerle konuşamadığım şeyleri sıkılmadan ,dert etmeden konuşabiliyordum seninle . Hatta bir ara içimden geçirdim. Keşke o an yanımda olsaydın,senin dizlerine başımı yaslasaydım, sen saçlarımı yüzümü okşarken ben bunları konuşabilseydim.
Sana ,seni böylesine sevdiğim için acı çektiğimi anlatmıştım.Sen acı çekmemi istemediğin için, beni görmeye ,teselli etmeye ,o güzel yüreğinden kopan duru, şefkatli sevgini vermeye gelecektin bana. Ve ilk defa birbirimizi de görecektik böylece. Bu gün görüşmek üzere vedalaştığımızda inan küllenen, kalbim delicesine çarpmaya başlamıştı bile.. Yatağıma yattığımda çoktan sabah olmuştu ya, bu saatte işlerine gitmekte olan insanların telaşı ile caddeden trafik sesleri de yükselmeye başlamıştı. Açıkçası beni de bir telaş , tatlı bir heyecan sarmalamıştı. Göz kapaklarımın ağırlaşmasına rağmen uyuyamıyordum bir türlü.. Saçlarımı nasıl yapmalıyım, ne giyinmeliyim ,nasıl makyaj yapmalıyım...Dönüp durdum yatağımın içinde. İçimdeki çocukla birlikte.. Bu çocuksu duygularım yanında ,zaman ilerledikçe bir korku sardı benliğimi.. Ben kaçmak istedikçe,o,kovaladı... Taaa ,ki beni esir alana kadar.. Bu korku ,beni ilk kez görüp beğenmeyeceğinden öte bir duyguydu. Beni beğeneceğinden çok emindim oysa ki. Öyleyse bu korku da neyin nesiydi ve neden bırakmıyordu yakamı.. Kendimle,düşüncelerimle çelişkiye düşmeye başlamıştım zaman ilerledikçe.. Kalbimin yarısı çılgınca evet diyo, diğer yarısı ise ---Hayırrr ,sen deli mi sin? Neye kalktığının farkında mısın? Otur oturduğun yerde . Diye emrediyordu adeta.. Bu çelişkiler içerisinde uyku denilen şey galip geldi tabii..,Uyumuşum. Sabah saat on birde uyandım, duşumu aldım ,balkonda sensiz ,bir şeyler atıştırdım. Lokmalar sanki büyüyordu ağzımda. Keşke yanımda olsaydın ,o zaman birlikte güzel bir kahvaltı yapabilirdik diye düşündüm. Anlayacağın, aklımda hep sen vardın. Ve,ve aklımı karıştıran ,yakamı bir türlü bırakmayan o korkular, çelişkiler... Sonunda kalbimin diğer yarısı, muzaffer bir edayla beni esir aldı adeta beynime hükmet ti. Evet , ben ne yapıyordum? Ne yapmaya kalkıyordum ya... Deliriyor muy dum yoksa? Bir macera aramıyordum ki, veya yaşamak istemiyordum ki..Zaten,bana ve kişiliğime yakışmaz bu..İşte diğerlerinden ayrıldığım nokta hep bu oldu yaşamımda.. Peki, sen ne istiyorsun kadın... Dedim kendi kendime.. .İşte,yıllardır aradığın düşlerinin prensini bulmadın mı? Daha ne istiyorsun? Bu böyle olunca da o zaman,beni engelleyen ney di?..Düşündüm... Mantık tı bir tanem, mantık..Çünkü hiç olmayacak bir dua ya amin demek gibi bir şey olurdu bu. Belki seninle şimdiye kadar olamadığım kadar mutlu olacak, tadacaktım ...Bir müddet ve ya bir kaç sene...Ama ya sonra? Sonrası ne olacak tı? Ne bırakacaktı bende.
Acı---Keder--ve--göz yaşından başka.....İstisna olamaz mıydınız diye düşünebilirler bazıları. İstisnalar kaideleri bozamaz ve ben bencillik edip senin gençliğini çalamam. Buna hakkım yok bir tanem.. Sen gönlünce yaşamalısın ve çok mutlu olmalısın.. Ne yapayım ki,şairin dediği gibi ben sana erken,sen bana geç kalmışsın be aşkım.. Bu benim suçum olmasa da, kader diyelim.. Mantıksal olarak düşünürsek bunların ne kadar doğru olduğuna inanırız elbette. Keşke, yaşama ben geç başlasaydım da, sen erken gelmiş olsaydın. Yine sana aşık olurdum inan ki... Unutma ki, ben de seni hiç görmemiştim..Özürlü,şişman,sıska,veya çok çirkin olabilirdin.Ama inan ki senin ruh güzelliğin yanında yine, bana en güzel sen gelirdin.Onların hiç birisini göremezdim.Seni yine çok severdim. Çünkü ben sendeki ruh güzelliğine aşık olmuşum bir kere canımın içi. Kim bilir belki ileride zamanım kalırsa tabii, duygusal, vakur,kendinden emin,bazen bir deli fişek,bazen bir çocuk,bazen de,yaşından daha olgun ,yani benim gibi,yani senin gibi. Yaşıma uygun birisi çıkıverir karşıma... İşte o,karşıma çıkana dek ben karanlık dünyamda hep seninle olacağım.
Sen ise beni anarsan bil ki,
Issız sokaklarda bir hıçkırıkta olacağım.
Belki, geçmiş olacak anılarında olacağım.
Güneşin doğmadığı karanlıklar da,
Yağmur kokan gecelerde, sabahlarda olacağım.
Bir denizin kıyısında yalnız,
Ayrılık , özlem, hüzün dolu,
Tüm şarkılarda olacağım..
Seni çok ama çok, ölesiye seviyorum...
Elveda biricik aşkım.
Sen mutlu ol ve tüm güzellikler seninle olsun..


Bugün 11 ziyaretçi (23 klik) kişi burdaydı!

Zirve100 Toplist

Sailing Holidays in TurkeyOtel ŞikayetJquery ExampleAnadolu ÜniversitesiOtel Ara Site EkleOtel BulTatil Bul Ucuz OtellerSite Ekle Ekonomik Tatil
Reklamı Kapat
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=